ARİDOSHİKA

Ulaşabildiğin her yerde

Hanson Robotics, en son ürettiği dünyaca ünlü yapay zeka robotu Sophia’dan sonra insanları şaşırmaya devam etti. Her gün kendini eskisinden daha iyi ve ileride görmek isteyen Hanson Robotics, bu seferde BİNA48 (Breakthrough Intelligence via Neural Architecture 48) ile kendi adından söz ettirmeyi başardı.

BİNA48 geçtiğimiz haftalarda Amerika Birleşik Devletleri Kara Harp Okulu (West Point)’ da Etik Felsefe dersi vermeye başladı. İnsanımsı robot bir diğer ismiyle BİNA48 tarihteki ve dünyadaki ilk akademisyen robot olarak akıllara kazındı.

Bildiğimiz üzere etik felsefe, ahlakı felsefi açıdan inceleyen düşünce sistemidir, yani ahlak felsefesidir. Ahlakın ne olduğunu, ahlaki olarak iyi ve kötü eylemin hangi temellere dayandığını inceler, toplumun koyduğu ahlaki kuralları akılcı ve sistematik bir şekilde sorgular, tartışır. İyi-kötü ya da doğru-yanlış eylem var mıdır gibi sorulara yanıt arar. Ahlaklılığın dayandığı ilkelerin temelini araştırır, gerekirse değiştirir, yeni kurallar koyar. İnsan davranışlarında olması gerekeni ortaya koymaya çalışır. Bireyin ahlaki kuralları hazır bulduğu değil, bütünüyle kurucu ya da etkin olduğu bir alandır da denilebilir.

BİNA48 Akademisyenliğe Nasıl Hazırlandı?

Akademisyenliğin çoğu kişi için zorlu bir süreç olduğu aşikar olduğu gibi belli ki BİNA48 içinde yorucu bir süreç olmuştur. BİNA48, savaş felsefesi ve politik felsefe alanında bir çok eser, yazı, makaleleri okumak ve yapay zeka algoritması ile bu bilgileri analiz etmek zorunda kalmıştır. BİNA48’e eklenen yapay zeka algoritmaları ile konuyu anlatma, özetleme, soru sorma ve soru yanıtlama özellikleri de kazandırılmıştır. Bu özellikleriyle birlikte geçtiğimiz hafta yapılan derste anlatım esnasında öğrencilerin not almayı da ihmal etmemişlerdir.

Ayrıca BİNA48, anlama, yorumlama ve konuşma becerisini daha üst seviyeye getirmek için Hanson Robotics mühendislerinin üzerinde çalıştığı da bilinmektedir.

 

Sizce Varılmak İstenen Sonuç Ne?

Martine Rothblatt ’ın fikir babası olduğu BİNA48 adlı robot  konuşma ve anıları içeren bir veri tabanına sahiptir. Bu veri tabanıyla sayesinde, ölen kişilerin kimliğine bürünen robotlar haline getirilerek robot klonlar oluşturmak, bu şekilde herhangi bir olayda onlar gibi düşünüp tepki vererek o kişiliklerin daimi olması, ölen kişinin bilincinin tekrar canlandırılması ve belkide ölümsüzlüğü bu şekilde yakalayacaklarını düşünmektedirler.

Yok artık dediğinizi duyar gibiyim. Belkide en son izlediğiniz Chappie gibi bir yapay zeka filminin konusudur bu olay kim bilir. Hatta bilinç oluşturmak demişken kısa bir not da bırakalım, bu şekilde yapay bir robot gibi sizde zihniniz başka bir robotta yaşasın istiyorsanız ücretsiz zihin dosyanızı http://www.lifenaut.com bağlantısından başlatmanız mümkün.

Önemli olan sorulardan birkaçı ise; bir yapay zekanın neden ders verdiği ya da neden etik felsefe konusunda ders verdiği konusudur. Ayrıca endüstriel alanda yapay zeka robotlarına alışmıştık ve bu alanlarda gelecekteki iş olanakları konusunda çok fazla şüphe oluşturmuştu, şimdiyse üniversiteler de mi bu sorunlarla karşı karşıyalar? Burada oluşturulmak istenen bir bilinç aktarımı web site yardımıyla zamanla oluşan bir dosya olduğu aşikar fakat ilerde bu teknoloji çeşitli yapay zeka filmlerindeki gibi mili saniyelere kadar indirilebilir mi? Ya da bilinç aktarımı neden bu kadar önemli? Tahmin edebiliyorum aklınızdaki sorular bunlardan ibaret değil ama umalım ki yapay zeka teknolojileri iyi alanda hep evrensellikte sevginin, doğrunun ve iyinin yanında kalmayı becerebilirler.

Teknolojiyle kalın:)

 

https://www.lifenaut.com/bina48/ sitesinden yardım alınarak bu yazı oluşturulmuştur. Keyifli Okumalar..

4 thoughts on “Akademisyen Yapay Zeka: BİNA48

  1. Öncelikle,bu robotların görünümü neden insanlara bu kadar çok benzetilerek üretiliyor abi?
    Peki,neden bir robot akademisyen olarak işe başlayıp,insanlara bir şey öğretiyor? Bu ilerde robotların da ‘ego’ya sahip olabilecekleri anlamına gelmez mi?Düşünsenize insanoğlu olarak birbirimize bir şeyler öğrettiğimizde bile ‘yüksek çapta’ egoya sahipken,robotlar diyebilir ki ‘siz bizi ürettiniz ama biz sizlere bir şeyler anlatıyoruz,bizim bilgileri bizden yararlanıyorsunuz naaber?’
    Asıl sorum şu; Neden Etik(Ahlak)Felsefesi? Küçük çapta araştırma yaptım.İnsanların birbirleri ile olan ilişkileri,toplumdaki ahlak anlayışı ve ahlak kuralları ile ilgili konular yer almakta.Bir robot insanlara, insanların birbirleriyle olan ilişkilerini, hele ki felsefe gibi karmaşık (benim için en azından) bir ders üzerinden,anlatması biraz düşündürücü değil mi?
    Yazınız için teşekkür ederim.Umarım sorularımdaki tavır rahatsız etmemiştir,yanlış anlamayın lütfen.

    1. Merhaba Zehra aksine çok doğal ve bence herkesin düşmüş olduğu hayreti dile getirmede sıkıntı çekmeden ifade eden bir üslup kullanmışsın. Bilimde insan her defasında daha iyisine çıkılmasında örnek alınan bir olgu olmuştur. Bize benzetilmesindeki en büyük sebepse insanın yaratılıştaki sırları halen çözülememiştir. Bu şekilde çözülememesi de onu ulaşılamaz yapmakta fakat yapılacak olan her şey ona benzetilmeye çalışılmaktadır.Belkide tam olarak benzetim yapıldıktan sonra onlar üzerinde deneyler yapılarak deri nakilleri gerçekleştirilecek ki bunlar şuan için ütopik ve bu şekilde bilinç aktarımı da sağlanarak belkide klonlamayı bu anlamda gerçekleştirebileceklerdir. Bu yazdıklarım şahsi fikirlerdir keza benim gibi düşünmeyenler de olabilir. Yapay zeka bizden iyi olan anları ve işleri olabilir ama şunu unutmamak gerekir ki duygu eklemede başarılı olunursa egolu hissetmesi de sağlanabilir. Önemli olan öğrettiği konuların da kime göre ya da neye göre doğru olduğu ve evrenselliği koruduğudur. Etik konusu herkesi merağa düşüren bir konudur ve amaç nedendir bilinmez. Fakat umalım ki yapay zeka iyinin ve doğrunun yanında olmayı başarabilir.Asıl ben bu yorum için teşekkür ederim. İyi çalışmalar, iyi araştırmalar. Teknolojiyle kalın:)

  2. Yazınızı okuduktan sonra işim gereği bir kaç konuda fikir belirtmek istedim.
    Yazınızın ardından izlediğim will smit filmi olması gerek ben robot adlı filmide izleyince fark ettim ki biz insan psikolojisini inceliyoruz fakat yapay zeka
    Getirilmek istenen nokta Düşüne bilen idrak edebilen karar verebilen bir yapı ise bu şeyin ” yapay zeka” psikolojisine bakılmalı

    Zamanımızın getirisi olan bu gelişme öyle bir hal aldı ki
    Hangi kitabı okuyacağıma
    Hangi Yoldan gideceğime
    Hangi yemekler yemem gerektiğine ve daha bir çok örnek verilebilir kısacası her yerde

    Beni korkutan bir araştıma ” Facebook 10 yıllık eşinizi sizden daha iyi tanıyor ” başlıklı bir yazı olmuştu ilk yapay zeka kavramı gelinen nokta çok inanılmaz
    yani nasıl olur da bir makina eşimi %97 isabetle benden daha iyi tanır.

    Peki bir gün “sıkılırsa”

    Protokolleri dışına çıkamıyor diye farz ediyoruz.

    Update filminde yapay zeka protokol ihlalini denetleyen protokolü devre dışı bırakmak için bir insanı kandırıyor.

    İhlal protokolü olmayan yapay zeka onu engeleyecek bir yapı olmadıgında dünyada yer alan bütün dijital bilgi ile ne yapacak

    Yarattığımız şeyi anlıyormuyuz düşene bilen bir makina tasarlıyoruz peki biz düşünen canlılar Ne Düşünüyoruz , Ne İstiyoruz ?

    1. Hepimizin bildiği kadarıyla yapay zeka bizim beynimizden esinlenerek ortaya konmaya çalışılır.
      Yapay zekanın gizemli olmasının %90 sebebi de burada gizlidir. Şimdi şu açıdan bakacak olursak beynimizin %70’i sudur,peki ya yapay zekanın?
      Yapay zekayı oluşturan ve çalışmasını sağlayan yada yapay zekayı oluşturan en büyük oran da verilerdir. Veri olmadan yapay zeka düşünülemez.
      Bir ilacın avantajlarını ve dezavantajlarını bir denek üzerinde laboratuvar ortamında işlemler yapılarak somut sonuçlara ulaşmamız sağlanır ve
      bizse alınan sonuçlardan haberdar olabiliriz. Yapay zekanın laboratuvarları maalesef ki gerçek dünyadır ve verileri ise herkesin bilgileridir.
      Bu şekilde düşünürsek bir yapay zeka değil eşimizi soy ağacımızdaki kalıtsal hastalıklarımızı bile çıkarabilir. Bu ne kadar korkunç gelmese de
      insanlara ben korktuğumu söylemeden geçemiycem. Bir de şu olgu vardır ki gerçekten sıkıntı uyandırmakta olan bir diğer konu ise, hayal edilemeyen hiçbir şey yapılamaz ve
      hayal edilmesi bir zamanlar güç olan yapay zeka konusunda bu kadar film nasıl tahmin edilip yapılmakta? Bizim korkmamız mı sağlanıyor gerçekte bu kadar korkunç değiller mi bunları bilmiyorum? Önemli olan en büyük sorunsa bizde bu bilgiye ulaşabilecek ilme sahipken yada sahip olacak güce sahipken
      bunu yapma da bu kadar neden geciktirdiğimiz.Bu zamana kadar da gerçekleşen küresel ısınma dahil düşünen varlığın yaptığı hatalar sonucunda dünyanın bize verdiği tepkidir.
      Düşünen varlığın düşündüğü doğrudur ama bu düşünme her zaman iyi yönde olmayacağı da aşikar. Yukarıda da dediğim gibi gelişen bilim karşısında biz ne yapıyoruz ya da ileride nerede olmak istiyoruz bu mühim bir konudur. Ayrıca yorumunuz için teşekkür ederim.Teknolojiyle kalın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.