Menü Kapat

Mikroçip İmplant Edilen İnsanlar Çok da Uzakta Değiller!..

…Tarihçiler insanlığın gelişimini tanımlarken genellikle biz insanların birlikte yaşama biçimimizi kökten değişime uğratmış iki büyük teknolojik devrimden söz eder. İlk büyük devrim, insanların avcı toplumundan toprağı ekip biçmeye geçtikleri dönemdeki Tarım Devrimi’dir… İkinci önemli büyüklükteki teknolojik devrimse Sanayi Devrimi’dir. 18.yüzyılın sonlarına doğru Büyük Britanya’da buhar makinesinin keşfi ve James Watt’la ilişkilendirilir… Sanayi Devrimi, ekonomik büyümeyi ve insanoğlunun daha önceleri hiç görmediği kadar servet artışını mümkün kıldı.

Günümüzün sorusu, üçüncü bir devrimi yaşayıp yaşamadığımızdır: “Dijital Devrim”…Sanayi Devrimi’yle karşılaştıracakları türden, sosyal koşulların köklü bir değişimini yaşıyoruzdur… Bu değişimin ardında tabii ki pek çok itici güç bulunmaktadır ancak, mikroçipin ve internetin gelişimi hiç şüphesiz önemli bir gelişimdir..

Eirik Lokke – Mahremiyet & Dijital Toplumda Özel Hayat [sf.27]

Eirik Lokke satırlarıyla başlamak istememin sebebi, tartışmaya açıktır ama bende üçüncü devrimin dijital devrim olduğu kanısındayım. İnternet bunun en önemli örneklerinden biri olacaktır kesinlikle fakat mikroçiplerin icadıyla ve insanlar üzerindeki etkileri son zamanlarda yadsınamayacak derecede aşmasıyla internet buluşu kadar hayatımızda önemli bir yere sahip olmuştur.

Bu Kanıya Nasıl Mı Vardık?

Geçtiğimiz yıllarda İsveç’de deri altına enjekte edilen “mikroçip kimlik” dönemi başlamıştı. İsveç‘li bir teknoloji şirketinin ürettiği mikroçipler, yine İsveç’teki bir iş merkezinin kabulü sonrası deri altına yerleştirilerek uygulamaya konmuştu. Stockholm’deki Epicenter yüksek teknoloji şirkette çalışan 700 kişiye de bu mikroçipi yerleştirmek istemeleri planlanmaktaydı. Bu mikroçiple belirlenen asıl amaç ise; çalışanlarının iş merkezindeki güvenlik kapılarından geçme, kafeteryadan alışveriş yapma, fotokopi makinelerini kullanma gibi işlemleri kartla değil ellerindeki bu mikroçiple rahatlıkla  yapabilmelerini istemeleri olarak açıklamışlardı.Aşağıdaki videoda bu durum anlatılmaya çalışılmıştır.

Bugünlerde ise İngiltere’nin işletmelere ve bireylere implantlar sunan Bioteq firması bugüne kadar İngiltere’de 150 kişiye mikroçip yerleştirdiklerini açıkladı. Tam olarak nakil işi şu şekilde gerçekleşmektedir. Kişi veya şirket bu çipi belirtilen yerlerden belli bir ücretle alınmakta ve  istedikleri bilgileri mikroçipe yerleştirilmektedir. Baş parmağı ve işaret parmağı arasına deri altına yerleştirilen bu pirinç tanesi büyüklüğündeki yüklü olan radyo frekansı tanımlama cihazı belli bir zamana kadar doktor gözetimde kalmakta ve herhangi bir sağlık sıkıntı yaratmadığı taktirde deri altına enjekte edildiği halde kalmaktadır.

Mikroçipin, herhangi bir enerji kaynağına ihityacı yoktur, bunun yerine deri üzerinde bir tarama aracı çalıştırıldığında aktif hale gelen 1 milimetre uzunluğunda manyetik bobin kullanılmıştır. Mikroçipin üzerindeki minyatür bir transistör de sürekli olarak verileri iletmektedir. Tarayıcı olmadan da mikroçip okunamamaktadır.

Bu Mikroçipler de Nasıl Bir Protokol İzlenmektedir?

Bu  mikroçipler, dokunmatik kredi kartlarında da kullanılan RFID sistemi ile çalışmaktadır. Hepimizinde bildiği gibi Radio Frequency Identification (RFID) ya da “Radyo Frekanslı Tanımla” şeklinde türkçeleştirilirse; canlıları ya da nesneleri radyo dalgaları ile tanımlamak için kullanılan teknolojilere verilen genel isimdir. Birçok tanımlama biçimi vardır ama en yaygın olanı bir canlıyı ya da nesneyi tanımlayan bir antene bağlanmış mikroçip (ki buna RFID etiketi denir) içine kayıt edilebilecek diğer bilgiler de eklenerek tanımlama daha belirgin hale getirilebilir. Anten, çipin tanım bilgisini bir okuyucuya iletilebilmesini sağlar. Okuyucu RFID etiketinden aldığı radyo dalgalarını dijital bilgiye dönüştürerek bilgisayar sistemine geçmesini sağlar ve bu da işe yarar bir hale gelmektedir. Ayrıca da RFID kullanım alanları insanların hayal gücü ile sınırlıdır. En yaygın uygulamalar tahsilât sistemleri (fatura gibi), havaalanı güvenlik ve bagaj otomasyonu, geçiş kontrol, üretim takibi,otopark otomasyonu ve varlık takibidir. Son zamanlarda şirketler RFID’ yi daha çok tedarik zincirlerini takip etmek gibi süreçlerde kullanmaktadır. Şimdiyse bu mikroçiplerle insan takibi sağlanmaktadır.

Soru çok… Ama yanıtta. Yaptıranların bir çoğu, RFID çiplerinin herhangi bir enerji kaynağına sahip olmadığından GPS’yi destekleyemediklerini açıklamakta ve bu nedenle, mikroçiplemenin ana itirazı olan her hareketinizin izlenebilir olması endişesini yanlış bulmaktadır. Ayrıca şifrelerini, araba ve ev anahtarlarını unutmaktan yakınanların çoğu bu durumdan çok memnun ve pasaport, banka kartı, sürücü belgesi, seyehat bilgileri, ofis erişim kartı, kulüp üyelik kartı gibi materyalleri taşımadığı içinde oldukça mutlular. Ayrıca bu olaya olumlu bakan bir kişinin son olarak eklediği şu sözünü de yazmadan geçemiycem “Benim ciddi bir güvenlik kaygım yok. İnsanların cep telefonları çok daha fazla mahremiyet sağlıyor, ama gizlice.”

Fakat henüz piyasaya çıkmadan önce yayımlanan haberde http://arsiv.ntv.com.tr/news/138154.asp  “Henüz piyasaya çıkmamış olmasına çip ABD’de farklı dini gruplardan yoğun tepki alıyor. Teolog Terry Cook kimlik belirleyici çipin “şeytanın işareti” olacağını savunarak, İncil’de dünyanın sonuna doğru insanların belirleyici bir işaret takmak zorunda kalacaklarının belirtildiğini hatırlatıyor.
Benzer tepkilerden çekinen Applied Digital din adamlarına danışarak, VeriChip’in bu tanıma uymadığını, deri altında bulunan çipin, incilde tasvir edildiği gibi deri üstünde bir iz bırakmadığını belirten demeçler almış. ”

şeklindeki açıklaması dikkat çekmişti. İşin iç yüzü şuan için bir muamma olsa da Biohackerlar da, insan vücudunun teknoloji eklemeleriyle geliştirilebileceğine inanıyor.

Tüm görüşler kabataslak böyleyken siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Teknolojiyle kalın..:)

Not: Bu yazı https://www.ft.com/content/6c0591b4-632d-11e8-bdd1-cc0534df682c ve http://arsiv.ntv.com.tr/news/138154.asp sitelerinden destek alınarak oluşturulmuştur. İyi okumalar..

 

 

 

 

 

 

 

 

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.